İçeriğe geç

Astronomi kaç puan ?

Astronomi Kaç Puan?

Bir İzmirli Gençten Yıldızlar Arası Bir Komedi

Hayat, Astronomi Dersinden Farklı Mı?

İzmir’de yaşıyorum. Yaşım 25. Yani o yaşlar var ya, tam olarak “genç yetişkin” olma dönemim. Bunu açıklamak zorundayım çünkü genellikle bu yaşlarda insanlar büyük bir kafa karışıklığına düşer: 30’larına yaklaşıyor muyum? Yetişkin oldum mu? Hâlâ çok mu gençim? Kafalar bir hayli karışık. Ama bir şey kesin: Hâlâ kafamda bir sürü soruyla, dertle doluyum. Mesela Astronomi kaç puan?

Evet, çok seviyorum Astronomi’yi ama bu, işin komik kısmı. Çünkü ben gerçekten de içten içe her şeyi çok fazla düşünen ve üzerine kafa yoran bir insanım. Hani “kafayı takma” diyenleri duyuyorum ama… takıyorum işte! Astronomi dersini neden bu kadar seviyorum? Çünkü gökyüzünde ne kadar yıldız varsa, kafamda o kadar soru var. Hani biraz şüpheci olurum ya… evet, tam olarak öyleyim. Tıpkı, Astronomi dersinde: “Herkes ne kadar kolay anlamış? Ben niye bu kadar zorlanıyorum?” diye soran o tipik öğrenci gibi.

İzmir Sokaklarında Astronomi Düşüncesi

Düşünsenize, bir kafe var, İzmir’in o sakin sahil kasabasındaki gibi, tam çayı yudumlayacakken, birden kafamda bir ışık yanıyor: “Astronomi kaç puan?!” Hani, böyle bir anda soru geldiğinde insanın düşünmesi lazım, değil mi? Astronomi, kelime olarak bile kulağa o kadar büyük geliyor ki… Eğer astronomi gerçekten bir sınavsa, ona hangi notu verirdik?

Bir düşünelim, kahvemi içerken astronot gibi hayal kuruyorum ama bir yandan da “Yahu, şu an sorularımın yarısı bile çözülmedi! Evrenin nasıl bir yer olduğunu anlamaya çalışırken… Git, şunu da öğren” diyorum iç sesime. “İzmir’den Mars’a giderken hangi rotayı seçsem?” diye de düşünüyorum, çünkü koskoca bir evrende kaybolmuş hissediyorum. Hah, işte o an Astronomi ile aramdaki bağ giderek kuvvetleniyor!

Yanımda oturan arkadaşım:

“Baba, bu ne işin kafası? Astronomi mi?”

Ben:

“Ne bileyim, belki de bir ‘yıldız patlaması’na denk geliriz, dikkat edelim!”

“Abi, 10 dakika önce pizza söyledik, 20 dakika sonra da buralarda bir gezegen keşfedilecek. Senin kafan…”

Ve işte böyle bir sohbetin içine dalıyorum. Genelde hayatımda bir şeyleri çok derin düşünürken, komik bir şekilde “Astronomi kaç puan?” diye içimden geçiyor. Bir yıldız kadar uzağa bakıyorum ama daha önümdeki düz yolu görmekte bile zorlanıyorum.

Astronomi Dersinde O Anlar…

Hadi gelin biraz sınıfa girelim. Sınıfta, profesör Astronomi’nin temel kurallarını anlatırken, bu derse nasıl yaklaşacağımı düşünüyorum. İşte, o anlar:

Prof. Yıldızlar ve Galaksiler:

“Evrendeki ilk yıldızlar 13.8 milyar yıl önce oluştu. Bu yıldızlar, şu anda gördüğümüz gökyüzündeki en uzak cisimlerdir.”

Ben içimden: “Ya, ben bu ‘en uzak’ cümlesini anlayamıyorum. En uzak yerler hep bizim gibi insanlar için mi uzak? Hani bana göre aslında şu an önümdeki pizza kutusunun içindeki peynir de bir galaksi gibi. Ne kadar büyüleyici! Neyse… Astronomi kaç puan acaba?”

Arkadaşım Bülent (sınıf arkadaşı):

“Abi, bu ne ya! Hangi gezegende yaşıyoruz?”

Ben:

“Yani, bilimsel olarak Dünya ama bir anlasana, bence bu gezegenin tam olarak nereye gittiğini hiç kimse bilmiyor. Beni şu an sadece pizza kutusu ilgilendiriyor!”

Astronomi’nin gerçek “içsel” derdi işte bu kadar yakın: Başka gezegenlerde yaşam var mı, varsa neden hala bulamıyoruz? Astronomi sınavlarında, “Galaksiler ne kadar büyük?” sorusunun cevabını vermek kadar, “Benim evdeki oda da galaksi gibi, neden çözülemiyor?” diye düşünmek aslında bana çok daha eğlenceli geliyor.

Astronomi, Evrenin En Güzel Esprisi!

Bu yazıda mizahın dozunu artırmaya karar verdim. Çünkü evrende her şey bir mizah olabilir, değil mi? Şimdi düşündüm de, belki de ben de bir galaksiye aitim. Her şey bu kadar dağılmışken, neden dünyadaki her insan bir galaksi gibi olmasın ki? Her biri kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Kimisi yanlış rotada, kimisi de ne olduğunu anlamadan gezegenler arası yolculuk yapıyor. Kısacası, ben de bir gezegenim. Ne kadar ‘gezegenim’ dediğimi anlamıyorum bazen, ama hep başkalarına bakıyorum: Hangi gezegene ait olabilirim? Astronomi kaç puan?

Annem:

“Senin kafan çok karışık. Neden başkalarının galaksilerine bakıyorsun, kendi yolunu bul. Sana ne?!”

Ben:

“Anlamıyorsun, burası her galaksiye bir puan vermek için yapılan yer! Şu an tüm yıldızlar arası yolculuğumu yapıyorum, sadece önümdeki yolu görmekte zorlanıyorum!”

Yıldızlar Arası Kısacık Bir Diğer Hikaye

Bir gün, semt pazarına gitmek için evden çıktım. Gerçekten de uzaya çıkacak gibi hissettim. Gökyüzüne bakarken, “Astronomi kaç puan?” diye soruyordum. Gözümde ise sadece uzay yoktu, bazen en basit şeylerin bile Astronomi gibi büyük bir anlamı vardı. Çünkü arada bir de sorularla baş başa kaldım:

“Bir gezegen ne kadar büyüktür?”

“Yıldızlar ne kadar uzağa gider?”

“Neden 10 saniye önce bu kadar farklı düşündüm?”

İşte, o anları yakaladım. Ve o sorunun cevabını çok geç keşfettim: Yıldızlar bile kendi yolculuğunda. Aslında hayat, kendi başına bir astronomik deneyim.

Astronomi kaç puan diye sormak, aslında “hayat ne kadar değerli” diye sormakla aynı. Ama belki de biz bir gezegenin üzerinde, her biri kendi düşünceleriyle yüzlerce yıldız arasında kaybolmuş insanlarız. O yüzden unutmayın, Astronomi’nin notu yok. Herkesin kendine göre bir evreni var.

Sonuç:

Hepimiz birer küçük gezegeniz aslında. Ama unutmayın, bir gezegenin puanı yok. Bu yüzden, en büyük galaksiyi keşfetmek yerine, sorularınızı kendinizde bulmaya çalışın. Astronomi kaç puan? Bu soruyu soran bir insan için cevabın, “Hayat, kendini anlamakla başlar,” olduğunu hatırlatırım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresivdcasino giriş için tıklabetexper giriş