Hikayede Hangi Zaman Eki Kullanılır? Anlatımın Ruhunu Belirleyen Zaman Seçimi
Bir hikâye okumaya başladığımızda çoğu zaman fark etmeden kendimizi olayların içine bırakırız. Bir karakterin yaşadığı heyecanı hisseder, geçmişte yaptığı bir hataya üzülür ya da geleceğe dair kurduğu hayallere ortak oluruz. Peki bir hikâyeyi bu kadar canlı yapan şeylerden biri olan zaman kullanımı hiç dikkatimizi çekti mi? “Hikayede hangi zaman eki kullanılır?” sorusu aslında sadece dil bilgisi konusu değildir. Bir hikâyenin atmosferini, duygusunu ve okuyucuyla kurduğu bağı doğrudan etkileyen önemli bir anlatım tercihidir.
Gündelik hayatta bile zamanı anlatırken farklı eklerden yararlanırız. Sabah işe giderken arkadaşıma “Dün çok yoruldum” derim, akşam eve geldiğimde “Bugün yoğun geçti” diye düşünürüm, yarın için ise “Yarın erken kalkacağım” derim. Hikâyelerde de buna benzer şekilde geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek zaman ekleri kullanılır. Ancak hikâye anlatımında en sık tercih edilen zaman eki genellikle görülen geçmiş zaman ekidir.
Hikayelerde En Çok Kullanılan Zaman Eki: Görülen Geçmiş Zaman
Yine bir Summercart içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Hikayede hangi zaman eki kullanılır”.
Türkçede hikâye anlatımlarında en yaygın kullanılan zaman eki “-di” ekidir. Bu ek, yaşanmış ve tamamlanmış olayları anlatmak için kullanılır. “Ali evden çıktı”, “Yağmur başladı”, “Çocuk eski defterleri karıştırdı” gibi cümlelerde olayların gerçekleşip bittiğini anlarız.
Görülen geçmiş zaman eki, okuyucuya olayların gerçekten yaşanmış hissini verir. Sanki anlatıcı o anları görmüş, yaşamış veya olayların içinde bulunmuş gibi bir etki oluşturur. Özellikle masal, öykü, roman ve anı türlerinde bu zaman ekinin sık kullanılmasının nedeni budur.
Mesela İstanbul’da yoğun bir iş gününden sonra eve dönerken bazen geçmişte yaşadığım küçük anları hatırlarım. Üniversitedeyken arkadaşlarımla yaptığımız uzun sohbetleri, yağmurlu günlerde kampüs yollarında yürüyüşümüzü düşünürüm. Eğer bunu bir hikâye olarak yazsaydım muhtemelen “O gün arkadaşlarımla kampüste uzun uzun konuştuk” derdim. Çünkü anlatılan olay tamamlanmış ve geçmişte kalmıştır.
“-di” Geçmiş Zaman Ekleri Hikâyeye Nasıl Bir Hava Katar?
Görülen geçmiş zaman eki hikâyeye kesinlik ve gerçeklik duygusu kazandırır. Okuyucu anlatılan olayın yaşandığını hisseder. Bu nedenle birçok yazar olay örgüsünü oluştururken bu zaman ekinden faydalanır.
Bir karakterin başından geçenleri anlatırken “Ali sabah erkenden kalktı, kahvesini içti ve işe gitmek için evden çıktı” dediğimizde olayları sırayla takip ederiz. Zihin, anlatılanları bir film sahnesi gibi canlandırmaya başlar.
Bu zaman kullanımı özellikle macera, dram ve günlük yaşam hikâyelerinde oldukça etkilidir. Çünkü okuyucu geçmişte gerçekleşen olayların sonuçlarını merak eder. “Sonra ne oldu?” sorusu doğal olarak ortaya çıkar.
Hikayede Sadece Geçmiş Zaman mı Kullanılır?
“Hikayede hangi zaman eki kullanılır?” sorusunun cevabı sadece görülen geçmiş zaman değildir. Hikâyenin türüne, anlatıcının bakış açısına ve yazarın oluşturmak istediği etkiye göre farklı zaman ekleri de kullanılabilir.
Bazen bir hikâye şimdiki zaman ekiyle anlatılır. “-yor” eki olarak bilinen şimdiki zaman, olayları okuyucunun gözünün önünde gerçekleşiyormuş gibi hissettirir. Bu anlatım biçimi özellikle modern romanlarda ve kısa hikâyelerde sık görülür.
Şimdiki Zaman Ekiyle Canlı ve Yakın Anlatım
Şimdiki zaman kullanıldığında anlatıcı olayların tam ortasındaymış gibi bir izlenim oluşturur. Örneğin “Adam sokakta yürüyor, etrafına dikkatlice bakıyor ve eski binanın önünde duruyor” cümlesinde olay şu anda yaşanıyormuş hissi vardır.
Bu tarz anlatım bana bazen günlük tuttuğum zamanları hatırlatıyor. Akşam eve gelip günümü yazarken “Bugün ofiste çok yoğun çalışıyorum, herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor” gibi cümleler kurabilirim. Çünkü o anın duygusunu kaybetmeden aktarmak isterim.
Şimdiki zaman eki özellikle karakterin iç dünyasını anlatmak için güçlü bir araçtır. Bir kişinin korkusunu, heyecanını veya kararsızlığını anlık şekilde göstermek isteyen yazarlar bu yöntemi tercih edebilir.
Öğrenilen Geçmiş Zaman ile Hikâye Anlatımı
Hikâyelerde kullanılan bir başka zaman eki de öğrenilen geçmiş zamandır. “-miş” ekiyle kurulan bu yapı, anlatıcının olayı doğrudan görmediğini, sonradan öğrendiğini veya duyduğunu gösterir.
“Ali yıllar önce bu şehirden ayrılmış” cümlesinde anlatıcı olayın içinde değildir. Bilgiyi başka bir kaynaktan edinmiştir. Bu nedenle öğrenilen geçmiş zaman eki, hikâyelere gizemli veya söylenti havası katabilir.
Özellikle eski zaman hikâyelerinde, efsanelerde ve halk anlatılarında bu zaman kullanımına sık rastlanır. “Bir zamanlar uzak bir köyde yaşlı bir adam varmış” ifadesi kulağımıza tanıdık gelir. Çünkü masal ve anlatı geleneğimizde “-miş” eki önemli bir yere sahiptir.
Hikaye Yazarken Zaman Eki Seçimi Neden Önemlidir?
Bir hikâyede zaman eki seçmek sadece dil bilgisi kuralına uymak değildir. Bu seçim, okuyucunun hikâyeyle nasıl bağ kuracağını belirler. Aynı olayı farklı zaman ekleriyle anlattığınızda ortaya tamamen farklı etkiler çıkar.
Örneğin:
“Mehmet kapıyı açtı.”
Bu cümlede geçmişte gerçekleşmiş tamamlanmış bir olay vardır.
“Mehmet kapıyı açıyor.”
Bu cümlede ise olay devam ediyormuş gibi hissedilir.
“Mehmet kapıyı açmış.”
Burada ise olayın başkasından öğrenildiği anlamı ortaya çıkar.
Üç cümlede de aynı temel olay vardır ancak okuyucunun zihnindeki görüntü değişir. İşte hikâye yazımında zaman eklerinin gücü burada ortaya çıkar.
Geçmişten Günümüze Hikayelerde Zaman Kullanımı
Türk edebiyatında geçmişten günümüze hikâye anlatımında zaman kullanımı sürekli değişmiştir. Geleneksel anlatılarda daha çok öğrenilen geçmiş zaman ve görülen geçmiş zaman tercih edilirken modern eserlerde farklı anlatım teknikleri görülür.
Eskiden anlatıcı genellikle olayları dışarıdan aktarırdı. “Padişah bir gün saraydan çıktı ve halkın arasına karıştı” gibi ifadeler yaygındı. Günümüzde ise karakterin zihnine daha fazla giren, okuyucuyu olayın içine çeken anlatımlar kullanılmaktadır.
Benim gibi günlük hayatında sürekli farklı metinlerle karşılaşan biri için bu değişim oldukça ilginç geliyor. Bir roman okurken bazen birkaç sayfa sonra zaman kullanımının neden değiştiğini fark ediyorum. Aslında yazar, sadece olay anlatmıyor; okuyucunun o olayı nasıl hissetmesini istediğini de belirliyor.
Hikayede Zaman Eklerini Doğru Kullanmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?
Zaman Tutarlılığı Hikâyenin Akışını Güçlendirir
Bir hikâyede en önemli noktalardan biri zaman bütünlüğüdür. Eğer anlatıcı sürekli olarak geçmiş zamandan şimdiki zamana rastgele geçerse okuyucunun kafası karışabilir. Ancak bilinçli yapılan zaman değişimleri hikâyeye farklı bir derinlik kazandırabilir.
Örneğin bir karakter geçmişte yaşadığı önemli bir olayı hatırlıyorsa anlatım geçmiş zamana dönebilir. Daha sonra tekrar günümüze gelerek hikâyeye devam edebilir. Bu teknik, özellikle romanlarda sık kullanılan bir yöntemdir.
Karakterin Duygusuna Uygun Zaman Seçimi
Zaman eki seçerken karakterin yaşadığı duyguyu düşünmek gerekir. Mutlu bir anıyı anlatan karakter geçmiş zaman kullanabilir. Ancak o mutluluğu tekrar yaşamak istiyorsa şimdiki zamanla anlatım yaparak okuyucuyu o ana taşıyabilir.
Bir hikâyeyi güçlü yapan şey yalnızca olayların sıralanması değildir. O olayların okuyucuda bıraktığı histir. Zaman ekleri de bu hissin oluşmasında büyük rol oynar.
Summercart ekibi olarak “Hikayede hangi zaman eki kullanılır” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
Hikayede Hangi Zaman Eki Kullanılır? Kısa Bir Değerlendirme
Hikâyelerde en çok kullanılan zaman eki görülen geçmiş zaman yani “-di” ekidir. Çünkü hikâye anlatımı çoğunlukla yaşanmış olayları aktarmaya dayanır. Ancak şimdiki zaman ve öğrenilen geçmiş zaman ekleri de anlatıma farklı özellikler kazandırır.
Asıl önemli olan, hangi zaman ekinin kullanıldığından çok, seçilen zamanın hikâyenin ruhuna uygun olmasıdır. Bir hikâye geçmişte yaşanmış olabilir, şu anda gerçekleşiyor gibi anlatılabilir veya başkasından duyulan bir olay şeklinde aktarılabilir.
Dilimizin sunduğu bu küçük ekler aslında büyük bir anlatım gücüne sahiptir. Bir “-di”, “-yor” ya da “-miş” eki bazen sadece zamanı değil; bir insanın yaşadığı duyguyu, hatırayı ve dünyaya bakışını da anlatır.
Benzer Konular: Çapa yöntemi nedir ve nasıl kullanılır ?