Yapboz Birleşik Mi? Bir Genç Yetişkinin İçsel Çatışmaları
Yapboz mu, birleşik mi?
İzmir’de, akşamüstü bir kafede, elimde bir kahve, aklımda yüzlerce düşünceyle arkadaşlarımla takılıyorum. Her şey güzel ama kafamda bir soru var: “Yapboz birleşik mi?” Bu kadar basit bir soru bile insanı düşündürmeye başlıyor. Yani gerçekten birleşik mi? Yoksa parçalardan biri kaybolmuş mu, tam da yerinde durmuyor mu?
Hadi, biraz derinleşelim. Yapboz, birleşik olmalı değil mi? Aslında, birleşik olmadan da yapboz olur ama işte o zaman bir eksiklik hissediyorsun, ya da tam tersi, tamamlanmış gibi hissetmiyorsun. Yani, yapbozlar kendi içlerinde “birleşik mi?” sorusunu sürekli soruyorlar. Ama kimse buna cevap veremiyor! Ne zaman bir yapboz alıp düzene koysam, kafamda şu cümle çınlıyor: “Neden bazı parçalar, yerlerine tam oturmuyor?”
“Abi, senin kafan karışmış ya,” dedi bir arkadaşım. “Bir yapbozun birleşik olması ne demek?”
İçimden “Bence bir şeyler eksik,” dedim ama bu içsel diyalogları bir kenara bırakarak yazıma devam ediyorum.
Kayıp Parça: Birlikte Bütün Olan Biziz
Sürekli “Yapboz birleşik mi?” diye sorarak hayatın anlamını ararken, bir bakıyorum ki o kayıp parçayı bulamıyorum. Yani, bir yapboz parçası eksikse, tamamlanmaz, değil mi? Ama düşündükçe, biz de hayatımızda bazen kayıp parçalar gibi hissediyoruz. İzmir’de, bir kafede arkadaşlarımla gülüp eğlenirken bile, “Ya şu an tüm parçalar yerli yerinde mi?” diye bir sorgulama başlıyor içimde. Bu da tam olarak şu an yaşadığım şey: Yaşamda bazen eksik olduğumuzu hissediyoruz, ama belki de “yapboz birleşik” değil, biz kendimizi eksik hissettiğimiz için tamamlanmamışızdır. Hah, işte burada devreye giriyorum. Bir insan “tamamlanmış” mı olur?
Bu konuyu kafamda ısrarla çözmeye çalışırken, birden aklıma bir soru daha geliyor: “Yapbozda kaybolan parça, kaybolduktan sonra ne yapar?”
İç sesim: “Bunu hiç düşündün mü? Ne yani, yapbozda kaybolan parça bambaşka bir yerlerde mi? Başka bir yapbozla mı birleşiyor?”
“Abi, yapbozun kaybolan parçasını ne kadar derin düşünüyorsun ya!” dedim arkadaşlarıma, ama bu düşünceler kafamda dönüp duruyor.
Hayatımda Bir Yapboz Gibiyim
Geçen hafta evde tek başıma otururken, kayıp parçayı ararken tam anlamıyla bir yapboz gibi hissettim. Bütün o parçaların bir araya gelmesini beklerken, bir yandan da gülüyorum. “İçimden bir şey eksik,” dedim, “ya da her şey yerli yerinde ama ben tam olarak fark etmiyorum.” O anı tam hatırlayamıyorum ama tam yerinde bir espri yapmışım. Sonra bir anda kendimi buldum: “İşte bu!” dedim, “Yapboz birleşik mi sorusu aslında sadece bizim ne kadar kaybolduğumuzu gösteriyor.”
Bir arkadaşım birden lafa girdi: “Hadi ama, bir insana yapboz mu dedin? Senin kaybolan parça, çok belli zaten.”
Bunu dediği an, içimden “Evet, çok belli, kabul ediyorum,” dedim. Sonra, “Yapboz birleşik mi?” sorusuna yanıtı da bulmuş oldum. Bütünlük değil, eksiklik, tamlık değil boşluk, işte asıl hayatın özeti bu.
Yapboz ve Ben: Biz Birleşik Olmadık, Belki de Hiç Olmayacağız
Geldik şu an en önemli noktaya: Yapboz birleşik değil, aslında hiçbir zaman birleşik olmayacak. Benim için de öyle. Bir yerlerde kaybolan parçalarım olacak. Ama belki de hayat dediğin şey, eksiklikle birleşiyor. Eğer bir yapbozun tamamlanması gerekiyorsa, o zaman eksik parçayı bulmak zorundayız, değil mi? Belki de biz, eksik kalan bir parçanın değerini anlamalıyız.
Bir diyalogla bu yazıyı bitireyim:
Ben: “Yapboz birleşik mi ya?”
Arkadaşım: “Abi, bence yapbozun birleşik olması bir anlam ifade etmiyor. Önemli olan, her parçası bir arada olabilmesi.”
Ben: “Bence yapboz birleşik mi sorusunun cevabı… kaybolan parçada gizli.”
Arkadaşım: “Evet ama önce parça kaybolmalı ki, sonra bulunsun.”
Sonuçta, belki de kaybolan parçamız hayatı daha anlamlı kılıyordur. Belki de yapboz birleşik olmalı ama hayatı bir arada tutan şey, birbirini tamamlayan eksik parçalarla birleşiyor. O yüzden, “Yapboz birleşik mi?” sorusu aslında bir hayat sorusu. Ne eksik, ne fazla, bir parça arayışında olmak… Bütün bu düşüncelerle, yapbozun birleşik olup olmadığını düşünmek, hayatın en yaratıcı ve komik yönlerini keşfetmek demek.