Konsinye Alım Nedir? Bir Hayalin Peşinden Koşarken
Hayatımda pek çok şey var ki, bunlar çok net bir şekilde hatırladığım, bazen aniden içimi ısıtan, bazen de saran duygularla hatırladığım anlar. Bugün anlatmak istediğim şey de öyle. Kayseri’de küçük bir sokakta yürürken bir mağazanın vitrinine gözüm takıldı. İçeride çok güzel, pırıl pırıl parlayan takılar vardı. Her biri, bir hayalin parçası gibi görünüyordu. O anda içimde bir şeyler uyandı ve birden, içimden, “Konsinye alım nedir?” diye düşündüm. O kadar netti ki, sanki her şeyin nasıl işlediğini anlamam gerekmişti.
Bir Mağaza ve Bir Hayal
Birçok insanın içinde olduğu, hayalini kurduğu işyeri… Benim için de vardı o an. Hepimiz kendi hayallerimizi kurarız değil mi? Belki ben de o takıların satıldığı o mağazanın vitrinini gördüm ve içimde bir iş kurma arzusuyla yanıp tutuşan bir kıvılcım yandı. O takıların satışını yapmak istiyordum. Hayalimin peşinden gitmek istiyordum ama hem cesaretim yoktu, hem de yetersizliğim yüzünden hep korkuyordum. Nasıl başlayacağımı bilemiyordum. Kayseri’nin kalabalık caddelerinde bir iş yeri açmak, belki de çok büyük bir riskti. Yine de, o an içimdeki umut ve korku karışımı bir duygu her şeyin önündeydi.
Sonra o takıların olduğu dükkanın sahibine gittim. “Merhaba, sizinle birkaç şey konuşabilir miyim?” dedim. Tanıdık bir bakışla, biraz şaşkın ama aynı zamanda dikkatli bakarak “Tabii, ne hakkında konuşmak istersiniz?” dedi. Kafamda bin bir soru vardı ama sadece bir şey söyleyebildim: “Konsinye alım nedir?”
Hayal Kırıklığı ve Umut
Kadın, gülümsedi ve bana konsinye alımın ne olduğunu anlatmaya başladı. İçindeki sıcaklıkla, “Konsinye alım, tedarikçilerin mallarını satıcıya, yani sizin gibi birine, satış yapmayı vaat ederek gönderdiği bir sistemdir,” dedi. “Yani, ürünleri satmadan önce ödeme yapmazsınız. Satıldıkça ödeme yaparsınız. Hem satıcı hem alıcı için daha az risk taşıyan bir yöntemdir.” O an her şeyin ne kadar zor olduğunu fark ettim. O kadar basit bir şeymiş gibi görünüyordu, ama içimde bir boşluk oluştu. Çünkü ben o an gerçekten hayal kırıklığına uğramıştım. Bu kadar basit bir sistem varken, neden bu adımı atmıyordum?
Oysaki o kadar çok zaman harcadım, defalarca düşündüm, ama her seferinde bir şeyler beni geri çekti. Bu şekilde risk almak, ne kadar da kolay görünüyordu. Konsinye alım aslında bana umut veriyordu. Yani, ürünleri almak için para harcamadan, sadece satıldıkça ödeme yaparak iş yapabilirim. O kadar basit! Yani bu, hiç parası olmayan birinin bile kendi işini kurmasına olanak sağlıyordu. İçimde bir umut ışığı belirdi.
Ama o kadar uzun süre hayalini ertelemiştim ki, bazen hala kendime inanamıyordum. O an, bir mağaza sahibi olarak ilk adımı atma kararlılığım kaybolmuştu. Gerçekten yapabilecek miydim?
İçimdeki Huzursuzluk ve Cesaret
Bir hafta boyunca, o takı mağazası sahibiyle konuştukça, konsinye alımın benim gibi küçük bir girişimci için ne kadar harika bir fırsat olduğunu daha iyi anladım. Hem büyük paralar harcamadan ürünleri satma şansı, hem de satmadığım ürünler için ödeme yapma zorunluluğumun olmaması beni gerçekten cesaretlendirdi. Ama her şey bu kadar kolay mıydı? Hayatımda cesaret bulmak, bazen o kadar zor oluyordu ki. Gözlerimi kapatıp, hala o mağaza vitrininde parlayan takıları düşünüyordum. Bu kadar güzel bir fırsat kaçırılmamalıydı.
Kendime “Yapabilir miyim?” diye sordum. Hayal kırıklığı içinde, “Belki” diye yanıt verdim. O an, cesaretimi bulmaya başladım. Bu basit sistemin arkasındaki anlamı ve gücü fark ettim. Ve fark ettim ki, konsinye alım aslında sadece bir iş yapma şekli değil, aynı zamanda bir cesaret biçimiydi. Kendi işinizi kurarken daha az riskle, ama aynı zamanda büyük bir motivasyonla yol almak… Bu ne kadar da güzel bir şeydi.
Sonuç: Hayalinin Peşinden Gitmek
O an, o mağaza sahibiyle içimdeki kararsızlıkları konuştum. O bana güven verdi ve bana cesaret etti. Ve ben de hayalini kurduğum işimi kurmaya karar verdim. Evet, belki hâlâ tam olarak nasıl ilerleyeceğimi bilmiyorum, ama konsinye alım sayesinde, ürünleri önce satıp sonra ödeme yaparak bu yolculuğa başlayabileceğimi öğrendim.
Konsinye alım nedir sorusunun cevabını birine sorduğumda, sadece ticari bir sistem değil, aslında hayatımda alabileceğim risklerin küçük adımlarla nasıl daha az korkutucu hale geldiğini fark ettim. Eğer hayalini kurduğum gibi bir iş yapmak istiyorsam, o zaman her şeyin bir adım gerisinde duran korkuyu aşmam gerektiğini anladım. Ve o günden sonra, korku ve hayal kırıklığı arasındaki ince çizgide, umutlu bir şekilde ilerlemeye başladım.